Ekranda gördüğünüz renk baskıda neden başka çıkıyor
Ekran ışık veriyor, kâğıt ışığı yansıtıyor. Aradaki fark en çok kurumsal mavilerde ve canlı yeşillerde görünüyor.

Katalog teslim ettiğimizde en sık duyduğumuz cümle: "Ekranda daha canlıydı." Doğru, canlıydı. Ekran kendi ışığını veriyor ve rengi kırmızı, yeşil, mavi ışığı toplayarak kuruyor. Kâğıt ışık üretmiyor, üstüne düşen ışığın bir kısmını yutup kalanını yansıtıyor ve rengi dört mürekkebin üst üste binmesiyle kuruyor.
Bu iki yöntemin ortak kümesi var ama birebir örtüşmüyorlar. Ekranda görülebilen bazı renklerin kâğıtta karşılığı yok. En çok şu ikisinde fark ediliyor: doygun kurumsal maviler biraz mora kayıyor, parlak yeşiller sönükleşiyor. Turuncu ve kırmızı tarafta fark daha az.
Kâğıdın payı
Aynı dosya kuşe kâğıtta ve birinci hamur kâğıtta farklı çıkıyor. Kuşe yüzey kapalı olduğu için mürekkep üstte kalıyor, renk parlak duruyor. Birinci hamur mürekkebi emiyor, ton biraz açılıyor ve yumuşuyor. Bu bir kusur değil, kâğıdın karakteri. Katalog için kuşe, kitap içi için birinci hamur seçmemizin sebebi de bu.
Kurumsal rengi tam tutturması gereken işlerde CMYK yerine Pantone kullanıyoruz. Pantone hazır karılmış mürekkep, yani baskıdan baskıya aynı çıkıyor; bedeli ayrı bir ünite ve ek maliyet. Logosu tek renkten oluşan firmalarda çoğu zaman mantıklı oluyor.
En kesin yol prova. Dijital prova gerçek baskı kâğıdına basılıyor ve elinize alıp bakıyorsunuz. Onay verdiğiniz kâğıt neyse iş de o çıkıyor; sonradan "ekranda böyle değildi" tartışması ortadan kalkıyor.
Bir de aynı işin iki farklı zamanda basılması durumu var. Mürekkep partisi ve kâğıdın beyazlık derecesi değişebiliyor; altı ay arayla basılan iki katalog yan yana konduğunda göze çarpan küçük bir ton farkı çıkabiliyor. Kurumsal kimliği yıl boyunca aynı kalması gereken işlerde ilk baskıdan bir örneği referans olarak saklıyoruz ve sonraki baskıda makineyi ona göre ayarlıyoruz.
Tasarımınızı gönderirken hangi kâğıdı düşündüğünüzü de yazın. Prova randevusunu ona göre verelim.

