Asgari adet neden 500'den başlıyor
Yüz kutu da yaparız. Ama ödediğiniz şeyin çoğu üretim değil ayar parası olur; hesabı açıkça yazalım.

"Yüz kutu yaptırabilir miyim" sorusu haftada birkaç kez geliyor ve cevabımız çoğu işte hayır oluyor. Sebebini anlatmak, teklifte tek satır "asgari 500 adet" yazmaktan dürüst.
Bir kutu üretimi üç ayarla başlıyor: bıçak ürünün açılımına göre hazırlanıyor, klişe çekiliyor, makine ilk baskılarda renk ayarı için birkaç yüz tabaka harcıyor. Bu üç iş 100 kutuda da 5.000 kutuda da aynı süreyi alıyor. Kısa seride ayar süresi üretim süresinden uzun kalıyor ve birim fiyat, müşterinin hayal ettiğinin üç katına çıkıyor.
Yani asgari adet bizim koyduğumuz bir kural değil, hesabın kendisi. İsterseniz 100 kutu da yaparız; fiyatı görünce çoğunlukla 500 adede çıkmayı siz tercih ediyorsunuz.
İki istisna
Birincisi stok kutu: kalıbı hazır standart ölçülerde 100 adetten de veriyoruz, çünkü kesim ayarı zaten yapılmış. İkincisi dijital baskı: klişe istemiyor, o yüzden kısa seride mantıklı; ama birim baskı maliyeti ofsetten yüksek ve belirli bir adetten sonra hesap tersine dönüyor.
Bir de şu var. İlk siparişte adedi zorlayıp iki ay sonra tekrar sipariş veren müşteri ayar parasını iki kez ödüyor. Yıllık tahmininizi söyleyin; üretimi tek seferde yapıp sevkiyatı bölelim. Depolama bizde, ödeme partiler hâlinde.
Adet kararını etkileyen son şey depolama. 5.000 kutu, standart bir palete yaklaşık iki buçuk palet ediyor ve bu hacim çoğu esnafın deposunda gerçek bir yer kaplıyor. Yıllık ihtiyacını tek seferde bastıran ama koyacak yeri olmayan müşteri sonunda kutuları yığın halinde tutuyor, alttakiler ezilmiş çıkıyor. Bu yüzden teklif verirken kaç palet edeceğini de yazıyoruz; sayı görünce karar değişebiliyor.
Ürünü, istediğiniz adedi ve yıl içinde tekrar edip etmeyeceğini yazın. Hangi yolun ucuz olduğunu rakamla gösterelim.

