Kutu maliyetinin yarısı ölçüde saklı
Fiyatı belirleyen şey kutunun üç ölçüsü değil, o ölçünün mukavva tabakasından kaç kutu çıkardığı.

Teklif isteyenlerin çoğu kutunun ölçüsünü ürününe göre veriyor: "20 × 15 × 10 olsun." Doğru başlangıç, ama fiyatı belirleyen şey bu üç sayı değil; bu üç sayının tabakadan kaç kutu çıkardığı.
Oluklu mukavva bize standart genişlikte geliyor ve kesim planı o genişliğe oturuyor. Kutunun açılımı tabakanın kenarında birkaç santim boşluk bırakıyorsa o boşluk fire oluyor, firenin parasını da kutu ödüyor. Aynı ürünü koruyan iki ölçüden biri tabakaya tam otururken diğeri oturmuyorsa aradaki fark yüzde onlara çıkabiliyor.
Bu yüzden teklif isterken kutunun değil ürünün ölçüsünü ve kaç adet gireceğini yazın. "İçine 12 adet 250 ml şişe girecek, aralarına bölme olacak" cümlesi kesim planını bizim çıkarmamıza imkân veriyor. Çoğu zaman bir kenarı bir santim değiştirip aynı korumayı daha ucuza veriyoruz.
Baskı ve oluk
İkinci kalem baskı. Tek renkle dört renk arasındaki fark klişe sayısından geliyor; klişe bir kereye mahsus, adet arttıkça kutu başına düşen payı eriyor. 500 kutuda klişe maliyeti gözle görülüyor, 5.000 kutuda kayboluyor. "Az adet, çok renk" en pahalı bileşim.
Üçüncüsü oluk tipi. B oluk ince ve düzgün yüzeyli, baskıyı iyi tutuyor; C oluk daha kalın ve daha çok yük taşıyor. Kozmetik kutusunda B, taşıma kutusunda C mantıklı. Yanlış oluk ya gereksiz para ya da kargoda ezilen kutu demek.
Bir kalem daha var ve teklifte ayrı yazıyoruz: kalıp bıçağı. Standart dışı bir açılım istiyorsanız bıçak bir kereye mahsus hazırlanıyor ve sizde kalıyor; ikinci siparişte o kalem düşüyor. Yani ilk siparişin birim fiyatı yüksek, tekrarınki düşük oluyor. Aynı ürünü yıl boyunca birkaç kez basacaksanız bunu baştan söyleyin; bıçağı ona göre planlayıp maliyeti siparişlere yayıyoruz.
Ürünün ölçüsünü, ağırlığını ve nasıl gönderildiğini yazıp bize ulaştırın. İki üç ölçü alternatifini fiyatıyla birlikte geri yazalım.

