Tolerans yazılmayan resmin bedelini kim ödüyor
Her ölçüyü en dar toleransta tutmak parçayı pahalılaştırıyor. Hangi ölçünün kritik olduğunu yalnız siz biliyorsunuz.

Teklif için gelen resimlerin önemli bir kısmında tolerans yazmıyor. Bu durumda iki yol var ve ikisi de müşterinin aleyhine.
Birinci yol, her ölçüyü güvenli tarafta tutmak. Parça daha yavaş işleniyor, daha çok ölçülüyor, bazen taşlama ekleniyor. Fiyat artıyor ve müşteri "bu kadar basit bir parça neden bu kadar tuttu" diye soruyor.
İkinci yol, standart serbest ölçü toleransını uygulamak. Bu genelde doğru sonuç veriyor, ama parçadaki bir yüzey gerçekten hassassa o toleransla tutmuyor ve parça montajda geri dönüyor.
Hangi ölçünün kritik olduğunu yalnız parçayı kullanan taraf biliyor. Bir milde yatak oturma çapı kritik, boyu serbest olabiliyor. Bir flanşta delik merkezleri arası kritik, dış çap serbest. Resimde bu ayrımı görürsek hem doğru üretiyoruz hem de gereksiz işçilikten kaçınıyoruz.
Yüzey ve ısıl işlem de yazılsın
Yüzey pürüzlülüğü belirtilmemişse tornadan çıkan yüzeyi teslim ediyoruz. Sızdırmazlık yüzeyi ya da yatak yüzeyi ise bu yetmez ve sonradan taşlamak parçayı ölçüden düşürebiliyor, yani baştan planlanması gerekiyor.
Isıl işlem ve kaplama da ölçüyü değiştiriyor. Sertleştirmede parça oynuyor, kaplamada kalınlık biniyor. İkisi de varsa işleme ölçüsünü ona göre bırakıyoruz. Resimde yazmıyorsa bilemiyoruz.
Bir başka konu: ölçünün nereden alındığı. Aynı parçada iki delik arası mesafe kritikse, o ölçüyü parçanın kenarından değil deliklerin merkezinden vermek gerekiyor. Kenardan verilen ölçüde kesim toleransı da üstüne biniyor ve montajda toplam sapma büyüyor. Resimde referans yüzeyini işaretleyin; hangi yüzeyden ölçtüğümüzü tahmin etmek zorunda kalmayalım.
Bir de ölçü birimi. Resimde birim yazmıyorsa milimetre kabul ediyoruz; inç çizilmiş bir resim aynı sayılarla milimetre okunduğunda parça yirmi beş kat küçük çıkıyor. Yurt dışı kaynaklı resimlerde bunu ayrıca soruyoruz, sormamız gecikme değil güvenlik payı.
Resminizde tolerans yoksa teklif verirken soruyoruz. Soru geciktirmek için değil, iki hafta sonra parçayı geri göndermek zorunda kalmamak için.

