OSBSA Bilişim
SEO10 dakikalık okuma

Çok dilli web sitesi nasıl kurulur? Adres yapısı ve hreflang

İngilizce sürüm gerçekten gerekli mi, alt klasör mü ayrı alan adı mı, hreflang nasıl kurulur ve otomatik çeviri neden ihracat sitesinde işe yaramıyor?

Yazan: OSBSA Bilişim

İhracat yapan ya da yapmayı planlayan firmalardan gelen ilk istek genelde şu: "Siteye bir de İngilizce ekleyelim." Ekleyebiliriz, ama önce iki soruyu netleştirmek gerekiyor, çünkü bu kararın bakım maliyeti devam ediyor.

İkinci dile gerçekten ihtiyacınız var mı?

Şu üç durumda cevap net biçimde evet:

Yurt dışından düzenli talep alıyorsunuz ya da fuarlarda yabancı alıcıyla görüşüyorsunuz ve onlara verecek bir adres arıyorsunuz. Yabancı alıcı, Türkçe bir siteyi tarayıcı çevirisiyle okumaya çalışmaz; kapatır.

Ürününüzün teknik dokümantasyonu zaten İngilizce ve alıcı karşılaştırma yapıyor.

Hedef pazarda arama hacmi var ve oradaki rakiplerin kendi dillerinde içerikleri var.

Peki ne zaman gerek yok? Müşterileriniz tamamen Türkiye'deyse ve ihracat somut bir plan değil "belki ileride" seviyesindeyse, İngilizce sürüm çoğunlukla bakılmadan eskiyen bir yük olur. Üç yıl önce çevrilmiş, fiyat ve ürün bilgisi güncellenmemiş bir İngilizce bölüm, hiç olmamasından daha kötü görünür.

Orta yol da var: tek sayfalık bir İngilizce firma tanıtımı. Fuarda verilecek adresi karşılar, bakım yükü neredeyse sıfırdır.

Hangi adres yapısı seçilmeli?

Üç seçenek var ve seçim geri dönüşü zor bir karar.

YapıÖrnekArtısıEksisi
Alt klasörfirma.com/en/Tek site, otorite bölünmez, kurulumu kolayÜlke hedeflemesi daha zayıf
Alt alan adıen.firma.comAyrı sunucu ve altyapı kullanılabilirOtorite ayrışabilir, yönetim daha karmaşık
Ülke uzantısıfirma.deEn güçlü ülke sinyaliHer biri ayrı site, ayrı SEO çalışması

Kurumsal sitelerin büyük çoğunluğu için önerimiz alt klasör. Tek altyapı, tek yönetim paneli, tek sertifika. Sitenin biriktirdiği otoriteyi de bölmüyor.

Ülke uzantısı, o ülkede şirketi, deposu ve satış ekibi olan firmalar için mantıklı. Her uzantı ayrı bir sitedir; ayrı içerik, ayrı bağlantı çalışması, ayrı bütçe demektir. Bu yükü kaldıramayacaksanız girmeyin.

Bir de sık karşılaştığımız bir hata var: dil seçimini ziyaretçinin konumuna göre otomatik yapıp yönlendirme kurmak. Türkiye'den bakan bir kullanıcı İngilizce sayfayı hiç göremezse, arama motoru tarayıcıları da aynı duvara çarpar. Otomatik yönlendirme yerine görünür bir dil değiştirme bağlantısı koyun.

Hreflang tam olarak ne işe yarıyor?

Hreflang, aynı içeriğin farklı dil sürümlerini arama motoruna tanıtan bir işarettir. Amacı sıralamayı yükseltmek değil; doğru kullanıcıya doğru sürümü göstermek ve dil sürümlerinin birbirinin kopyası sanılmasını önlemek.

Kurulumu üç yerden yapılabilir: sayfanın head bölümünde etiket olarak, HTTP başlığında ya da site haritasında. Kurumsal sitelerde en yaygını ilkidir.

Kaçırılmaması gereken kurallar:

  • Karşılıklı olmalı. Türkçe sayfa İngilizce sayfayı gösteriyorsa, İngilizce sayfa da Türkçeyi göstermeli. Tek taraflı tanımlar yok sayılır.
  • Sayfa kendini de göstermeli. Her sürüm listesinde kendi adresi de bulunmalı.
  • Adresler tam olmalı. Protokolüyle birlikte tam adres yazılır.
  • x-default tanımlayın. Hiçbir dil eşleşmediğinde gösterilecek sürüm budur.
  • Dil kodunu doğru yazın. Dil kodu ISO 639-1, ülke kodu ISO 3166-1 biçiminde olur: tr, en, en-GB, de-AT. Yaygın hata en-UK yazmaktır; doğrusu en-GB.
  • Yalnız dil mi, dil ve ülke mi? Almanya ve Avusturya için ayrı içerik üretmiyorsanız sadece de yeterlidir. Ülke kodu, içerik gerçekten farklıysa (fiyat, para birimi, yasal koşullar) anlamlıdır.
  • Yönlendirilen veya engellenen adres göstermeyin. Hreflang'in işaret ettiği sayfa doğrudan erişilebilir ve indekslenebilir olmalı.

Kurulumu doğrulamak için Search Console'un uluslararası hedefleme raporuna ve bir tarama aracına bakın. Eksik karşılık hataları burada görünür.

Çeviri işini kim yapmalı?

Makine çevirisi bugün on yıl öncesine göre çok daha iyi, bunu kabul edelim. Yine de ham çıktıyı siteye koymak iki ayrı sorun üretiyor.

Birincisi teknik terimler. Sektörünüzün kendi sözlüğü var ve otomatik çeviri onu bilmiyor. Sac metal, kalıp, dökümhane, ambalaj gibi alanlarda yanlış terim kullanmak alıcının gözünde ilk elemeyi getirir.

İkincisi ise hukuki ve ticari ifadeler. Teslim koşulları, garanti ve sorumluluk metinlerinin kelimesi kelimesine çevrilmesi risklidir.

Çalışılabilir yöntem şu: makine çevirisini taslak olarak kullanın, sektörü bilen biri düzeltsin. Ürün adlarını ve teknik terimleri önceden bir sözlükte sabitleyin ki her sayfada aynı karşılık kullanılsın.

Bir şeyi daha çevirmeyi unutmayın: sayfa başlıkları, açıklama metinleri, görsellerin alternatif metinleri, form etiketleri ve hata mesajları. Yarısı Türkçe kalan İngilizce sayfalar çok yaygın.

Dil değiştirme bağlantısı nerede durmalı?

Küçük bir ayrıntı ama ziyaretçiyi en çok zorlayan yer burası. Birkaç kural:

Bağlantı üst menüde, sayfanın her yerinden görünen bir konumda dursun. Sayfa altına konulan dil seçimi çoğu zaman bulunmuyor.

Dil adları kendi dilinde yazılsın: "English", "Deutsch". Türkçe sitede "İngilizce" yazan bir seçenek, o dili konuşan ziyaretçi için okunmuyor.

Bayrak simgesi kullanmaktan kaçının. Bayrak ülkeyi anlatır, dili değil; İngilizce için hangi bayrağı koyacağınıza karar veremezsiniz.

Dil değiştiren kişi aynı sayfanın karşılığına gitsin. Hangi sayfada olursa olsun ana sayfaya atan siteler, ziyaretçiyi aradığını yeniden bulmak zorunda bırakıyor.

Diller arasında neler değişmeli?

İçeriğin birebir aynısını başka dilde yayımlamak, çoğu zaman hedefi ıskalar. Değişmesi gereken kalemler:

Anahtar kelimeler. Hedef pazardaki alıcı sizin Türkçe terimlerinizin doğrudan çevirisini aramıyor olabilir. Her dil için ayrı bir kelime araştırması gerekir; SEO çalışmasının parçasıdır bu.

Para birimi, ölçü birimi ve tarih biçimi.

İletişim bilgileri. Uluslararası biçimde telefon numarası, çalışma saatleri için saat dilimi bilgisi.

Referanslar. Hedef pazara yakın referansları öne çıkarmak, aynı listeyi çevirmekten daha etkili.

Bakım yükünü baştan hesaplayın

Çok dilli bir sitede her güncelleme dil sayısı kadar iş demektir. Yeni bir ürün eklediğinizde iki, üç sayfa yazılacak. Bunu kim yapacak, ne sıklıkla yapılacak, sorusunun cevabı baştan belli olmalı.

Bu yüzden dil sayısını abartmıyoruz. İki dili düzgün yürütmek, beş dili yarım yürütmekten iyidir. Bakım tarafını ayrı bir yazıda ayrıntılandırdık.

Özetle

Hedef pazar somutsa ikinci dile geçin, değilse tek sayfalık bir tanıtımla başlayın. Adres yapısında alt klasör çoğu firma için doğru seçim. Hreflang'i karşılıklı ve kendini gösterecek biçimde kurun, x-default eklemeyi unutmayın. Çeviriyi sektörü bilen biri gözden geçirsin.

Mevcut sitenize ikinci dil eklemenin kapsamını konuşmak isterseniz bize ulaşın.

  • çok dilli site
  • hreflang
  • ihracat
  • uluslararası seo
  • içerik

Bu sayfayı paylaş

Diğer yazılar

Projenizi konuşalım

Ne istediğinizi kısaca yazın; kapsamı, süreyi ve bedeli içeren bir teklifle dönelim.