OSBSA Bilişim

Arnavutköy'de web tasarım ve web yazılım

Arnavutköy tek bir şeye benzemiyor. Bir ucunda İstanbul Havalimanı'nın kargo tesisleri ve Hadımköy'ün depo blokları var, öbür ucunda yaklaşık 176 kilometrekarelik tarım arazisi ve büyükbaş çiftlikleri. Aynı ilçede antrepo müdürüyle mandıracı komşu, ve ikisi internetten bambaşka şeyler bekliyor.

Arnavutköy'de nerelerde çalışıyoruz

Bölgedeki sanayi siteleri ve ticaret merkezleri. Firma sayıları ticariadres.com rehberinden.

Hadımköy sanayi ve depolama kuşağı (Yeşilbayır, Boyalık)

İstanbul'un en yoğun üretim-depolama hatlarından biri. Tekstil, plastik, ambalaj, makine ve otomotiv yan sanayi tesisleri ile palet depoları ve dağıtım merkezleri yan yana.

İstanbul Havalimanı kargo bölgesi (Tayakadın)

Havalimanı ve kargo terminali ilçe sınırları içinde. UPS ve DHL gibi taşıyıcıların tesisleri Tayakadın'da; çevresinde hava kargo acenteleri ve gümrüklü depolar toplanıyor.

Haraççı mobilya atölyeleri

Mobilya imalatı ve montaj. Atölyelerin önemli bir kısmı başka markaların adıyla satılan ürünü üretiyor, yani fason çalışıyor.

Bolluca ve İmrahor lojistik hattı

Dağıtım depoları ve nakliye filoları. Şehir içine giren yükün toplandığı ara noktalardan biri.

Taşoluk ve Boğazköy

Karma yapı: küçük imalat, yapı malzemesi satışı ve ilçe nüfusuna dönük hizmet işletmeleri.

Arnavutköy tarım ve hayvancılık alanları

Yaklaşık 176 km² tarım arazisi. Tahıl üretimi, büyükbaş besicilik ve süt; İstanbul'da kayıtlı çiftçi sayısı en yüksek ilçeler arasında.

Buradaki işler siteden ne bekliyor

Sektör değişince sitenin işi de değişiyor. Bölgede baskın olan iş kollarını ve her birinin gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyi yazdık.

Hava kargo ve gümrüklü depolama

Bu işte müşteri saatle çalışıyor. Sitede son kabul saati, havalimanı kargo kapısına mesafe ve gece çalışıp çalışmadığınız yazılı olmalı. Tehlikeli madde taşıyor musunuz, hangi eğitim ve sertifikalarınız var — bu sorunun cevabı da sayfada olmalı, çünkü sorulduğunda iş çoktan aciliyete girmiş oluyor ve kimse belge beklemiyor.

Depolama ve dağıtım

Kiracı adayı üç şey soruyor: metrekare değil palet yeri, rampa sayısı ve tavan yüksekliği, bir de yangın söndürme sistemi var mı. Üçüncüsünü sigortacı sorduğu için soruyor. Sitede depo fotoğrafı yerine bu üç sayı durduğunda gelen talebin niteliği değişiyor; boşuna yer gezdirme trafiği bitiyor.

Fason mobilya imalatı

Ürün sizin markanızla satılmıyorsa katalog göstermenin anlamı yok. Gösterilecek şey kapasite: hangi panelle çalışıyorsunuz (MDF-lam, suntalam, masif), kenar bantlama ve CNC var mı, günde kaç modül çıkıyor, montaj ekibiniz var mı. Kimin için ürettiğinizi yazamadığınız için ürün fotoğrafı yerine atölye ve süreç fotoğrafı kullanıyoruz; alıcı zaten işinizi değil düzeninizi görmek istiyor.

Besicilik, süt ve tarımsal üretim

Alıcı market zinciri ya da mandıra, yani kurumsal. Sayfada işletme tescil numarası, sürü büyüklüğü, günlük süt miktarı ve soğutma tankı kapasitesi olmalı. Yem ve tohum satıyorsanız mesele başka: analiz değerleri, çuval ağırlığı ve teslim yeri. Bu işte görsel çekiciliğin bir karşılığı yok; sayfanın işi tedarikin sürekliliğini kanıtlamak.

Havalimanına yakınlık kilometreyle değil dakikayla yazılır

İstanbul Havalimanı Arnavutköy sınırları içinde ve kargo terminali de öyle. Bölgedeki depo ve acentelerin sitelerinde bunu yazan çok, ama yazma biçimi işe yaramıyor: "havalimanına yakın konumdayız" cümlesi kimseye bir şey söylemiyor.

Hava kargoda karar saatle veriliyor. Yük sahibinin merak ettiği şey şu: uçuşun son kabul saatine kaç saat kala size mal bırakırsam yetişir. Sayfada cevabı olması gereken soru bu.

Biz bunu üç satırla veriyoruz: kargo terminaline araçla ortalama süre, sizin son kabul saatiniz, gece vardiyası var mı. Üçü bir arada yazıldığında telefon trafiği değişiyor — arayan kişi zaten yetişip yetişmeyeceğini bilerek arıyor, konuşma doğrudan fiyata geliyor.

Bir ek: saati yazan firma onu tutmak zorunda. Panelde bu alanı kolay değiştirilebilir bırakıyoruz, çünkü bayram ve yoğun sezonda saat değişiyor ve eski saatin sitede kalması bir işi kaybettirmeye yetiyor.

"Depo" kelimesi Hadımköy'de iki ayrı şeyi anlatıyor

Hadımköy'de depo hizmeti veren bir firma sitesini kurup "Hadımköy depo" kelimesine oynadığında sonuç alamıyor. Sebebi aramanın niyeti: o kelimeyi yazan insanların çoğu depo kiralamak istiyor, hizmet almak değil. Karşısında da emlak siteleri var, onlarla yarışmanın anlamı yok.

Oysa siz depo kiralamıyorsunuz, malı teslim alıp saklayıp sevk ediyorsunuz. Bunun kendi kelimeleri var: sözleşmeli depolama, e-ticaret depolama, sipariş toplama ve paketleme, iade işleme, dağıtım merkezi hizmeti. Bu kelimeleri yazan çok az firma olduğu için rekabet de az.

Sayfa kurarken şunu ayırıyoruz: hizmet sayfaları bu kelimelerle yazılıyor, adres ve tesis bilgisi ayrı bir sayfada duruyor. İkisi karışınca site ne kiralık depo arayana yarıyor ne hizmet arayana.

Somut sonuç şöyle oluyor: gelen talep sayısı düşüyor ama teklife dönüşen oranı artıyor. Depo gezdirmeye gelen ama kiralamak isteyen insan trafiği kesiliyor.

Aynı ilçede hem antrepo var hem mandıra

Arnavutköy'ün güneyi lojistik, kuzeyi ve batısı tarım. İstanbul'da kayıtlı çiftçi sayısı en yüksek ilçeler arasında ve büyükbaş besicilik yaygın olduğu için süt ve süt ürünleri sanayiinin hammaddesi buradan çıkıyor.

Bu iki iş için kurduğumuz siteler birbirine hiç benzemiyor ve benzememesi gerekiyor.

Lojistik tarafında site bir operasyon vitrini: saatler, kapasite, sertifikalar, takip. Ziyaretçi profesyonel, acelesi var, aradığını bulamazsa iki dakikada çıkıyor.

Tarım tarafında site bir güven belgesi. Süt alan işletme fiyattan önce sürekliliğe bakıyor: kaç baş hayvan, günde kaç litre, soğutma tankı kaç litrelik, yıl boyu aynı miktarı verebiliyor musunuz. Yem ya da damızlık satıyorsanız analiz değerleri ve tescil bilgileri öne geçiyor.

Bir de şunu söylemek gerekiyor: küçük aile işletmesiyseniz ve sütünüzü zaten sabit bir mandıra alıyorsa siteye gerçekten ihtiyacınız yok. Bu durumu gördüğümüzde işi almıyoruz. Site, alıcı çeşitlendirmek ya da doğrudan satışa geçmek istediğinizde işe yarıyor.

Arnavutköy için sık sorulanlar

Sitede "havalimanına 10 dakika" yazmak yeterli mi?
Yetmiyor, çünkü 10 dakika kimin için ölçüldüğü belli değil. Yazılması gereken şey sizin son kabul saatiniz: "20.00'a kadar gelen yükü aynı gece terminale veriyoruz" gibi. Bu cümle bir taahhüt, o yüzden tutabileceğiniz saati yazmak gerekiyor; tutulamayan saat bir daha aranmamakla sonuçlanıyor.
Fason üretiyoruz, hangi markaya çalıştığımızı yazamıyoruz. Site ne gösterecek?
Ürünü değil, üretimi. Atölye fotoğrafı, makine listesi, günlük modül kapasitesi, kullandığınız panel ve bant cinsleri, numune süresi. Teslim ettiğiniz işleri de marka adı vermeden anlatabiliyoruz: "bir perakende zinciri için 2.400 adet vitrin modülü, sekiz haftada". Alıcı marka adını değil, o ölçeği kaldırıp kaldıramadığınızı merak ediyor.
Çiftliğimiz var ama sütü zaten sabit bir mandıra alıyor. Site gerekir mi?
Bu haliyle gerekmez, açıkça söylüyoruz. Gerekli hale geldiği an şu: tek alıcıya bağlı kalmak istemiyorsanız, ya da peynir, yoğurt gibi kendi ürününüzü satmaya başlayacaksanız. İkinci durumda konu site değil gıda mevzuatıyla başlıyor — üretim izni ve etiket kuralları netleşmeden sayfa yapmanın faydası olmuyor.
E-ticaret firmalarının deposunu tutuyoruz. Bunu sitede nasıl anlatalım?
"Depomuz var" diye değil, yaptığınız işle. Sipariş toplama, paketleme, kargo firmalarına teslim, iade işleme, stok raporu. Buna bir de entegrasyon listesi ekliyoruz: hangi pazaryerleri ve kargo firmalarıyla sisteminiz konuşuyor. E-ticaretçinin ilk sorduğu soru bu; cevabı sayfada yoksa görüşme başlamıyor bile.

Yakın bölgeler

Projenizi konuşalım

Ne istediğinizi kısaca yazın; kapsamı, süreyi ve bedeli içeren bir teklifle dönelim.