Beylikdüzü OSB
301 firma2002 kuruluşlu, yaklaşık 151 hektar. 308 parselin 248'i sanayi; doluluk %98 civarında ve 25.000 kişi çalışıyor, kapasite 30.000. Plastik, tekstil, makine, kimya-ilaç ve demir dışı metal karışık duruyor.
Bölgedeki sanayi siteleri ve ticaret merkezleri. Firma sayıları ticariadres.com rehberinden.
2002 kuruluşlu, yaklaşık 151 hektar. 308 parselin 248'i sanayi; doluluk %98 civarında ve 25.000 kişi çalışıyor, kapasite 30.000. Plastik, tekstil, makine, kimya-ilaç ve demir dışı metal karışık duruyor.
757 dönümle OSB'nin en büyük parçası. Doğal taş kesim, ebatlama, yüzey işlemi ve ihracat; blok da satılıyor plaka da.
519 dönüm. Bakır, pirinç ve demir dışı metal işleme. Siparişin çoğu kilo üzerinden veriliyor, fiyat borsaya bağlı hareket ediyor.
234 dönüm. Karma yapı: küçük ölçekli imalat ve diğer iki siteye iş yapan yan sanayi.
OSB dışında kalan ayrı site. Tekstil, nakış, toptan ticaret ve depolama ağırlıklı.
İlçenin en çok ziyaretçi çeken adresi. Yılda dokuzun üzerinde uluslararası fuar dönüyor; bölgedeki üreticilerin önemli bir kısmı burada stant açıyor.
Bölgenin tam listesi ve firma kayıtları için ticariadres.com rehberine bakabilirsiniz. Rehber bizim kurduğumuz bir proje.
Sektör değişince sitenin işi de değişiyor. Bölgede baskın olan iş kollarını ve her birinin gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyi yazdık.
Plaka fotoğrafı tek başına iş getirmiyor. Alıcının sorduğu şey belli: hangi ocaktan, damar yönünde mi enine mi kesilmiş, blok mu plaka mı satıyorsunuz, hangi kalınlıklar var, aylık kaç m² çıkarabiliyorsunuz. Yurt dışı alıcı bir de 20'lik konteynere kaç m² sığdığını soruyor, çünkü navlunu ona göre hesaplıyor.
Fiyat kilo üzerinden ve borsayla birlikte oynuyor, bu yüzden siteye sabit fiyat yazılamıyor. Yazılacak olan şu: alaşım cinsi, uyduğu standart (EN ya da DIN), stoktaki profil kesitleri ve ebat listesi. Fiyat teklif formuna bırakılıyor, formda da kilo ve ebat alanı zorunlu tutuluyor.
Alıcı makineyi kapasiteyle seçiyor: saatte kaç adet, kaç kW, hangi gerilim, CE belgesi var mı, yedek parça ne kadar sürede geliyor. Bir de video meselesi var — makinenin çalışırken çekilmiş otuz saniyelik görüntüsü, on sayfalık teknik metinden daha fazla teklif getiriyor.
Bu işlerde sayfanın yarısı belge. Güvenlik bilgi formu, analiz sertifikası, GMP ya da ISO belgeleri indirilebilir durmalı. Alıcının satın alma birimi bunları dosyaya koymadan siparişi açmıyor; belgeyi e-posta ile isteyen firma sırasını kaybediyor.
TÜYAP'ta yıl içinde dokuzun üzerinde uluslararası fuar dönüyor ve bölgedeki üreticilerin önemli bir kısmı bu fuarlarda stant açıyor. Fuar haftasında siteye giren kişi sayısı normalin çok üstüne çıkıyor — ama girenlerin aradığı şey her zamankinden farklı.
Fuardan önce arayan kişi şunu öğrenmek istiyor: hangi fuardasınız, hangi salon, kaç numaralı stant, hangi tarihler. Bu bilgi ana sayfada, ilk ekranda duracak. Yanına da randevu formu: alıcı "çarşamba 14.00'te uğrayacağım" diye yazabilmeli.
Fuardan sonra standa gelen alıcı elindeki kartvizitle siteye geliyor. O gün sitede fuarda gösterdiğiniz ürünlerin katalog PDF'i hazır durmalı. İki hafta sonra yüklenen katalogun kıymeti kalmıyor, çünkü alıcı o hafta içinde üç firmayla daha görüştü ve listeyi kapattı.
Fuar takvimi olan müşterilerimizde paneli buna göre kuruyoruz: fuar duyurusu ana sayfada açılıp kapanan bir şerit olarak duruyor, tarihi geçince kendini kapatıyor. Elle kapatmayı unutan firmanın sitesinde geçen seneki fuar ilanının durduğunu çok gördük.
Mermerciler tarafındaki sitelerde onlarca plaka fotoğrafı oluyor ve altında sadece taşın adı yazıyor. Alıcı bakıyor, beğeniyor, arıyor. Telefonda sorduğu ilk beş şey hep aynı: hangi ocaktan, damar mı enine kesim mi, plaka mı blok mu, hangi kalınlıklar var, ayda kaç m² verebilirsiniz.
Bu beşini ürün sayfasına tabloyla koyduğumuzda gelen telefon sayısı düşüyor, ama gelen her telefon siparişe çok daha yakın oluyor. Firma sahipleri ilk ay "telefon azaldı" diye tedirgin oluyor; ikinci ayda teklif-sipariş oranına bakınca mesele anlaşılıyor.
İhracat yapıyorsanız tabloya iki satır daha giriyor: konteynere kaç m² yükleniyor ve ambalaj ahşap sandık mı köpüklü mü. Bu iki satır yazılıysa yurt dışındaki alıcı size maliyet sormadan kendi hesabını yapabiliyor, ilk yazışma doğrudan sipariş sorusuyla başlıyor.
Beylikdüzü OSB, Ambarlı Limanı'na yaklaşık üç kilometre, TEM ve E-5'e birkaç dakika mesafede. Bölgedeki firmaların neredeyse hiçbiri bunu sitesinde yazmıyor.
Oysa yurt dışından mal alan biri için bu bilgi fiyatın parçası. "Fabrikamız limana 3 km" cümlesi alıcının kafasındaki iç nakliye kalemini küçültüyor. Yurt içi alıcı için de öyle: Trakya'ya çıkacak tırın sizden yüklenmesiyle Anadolu yakasından yüklenmesi arasında yarım gün fark var.
Bunu ayrı bir "Lojistik" başlığı altında üç satırla veriyoruz — limana mesafe, otoyola mesafe, günlük son yükleme saati. Üçüncüsünü yazan firma sayısı neredeyse sıfır, halbuki nakliyecinin en çok sorduğu şey o.
Ne istediğinizi kısaca yazın; kapsamı, süreyi ve bedeli içeren bir teklifle dönelim.