Merter Tekstil Merkezi
Mehmet Nesih Özmen Mahallesi'nden Kocasinan tarafına uzanıyor. Üç binin üzerinde tekstil firması: kadın giyim, çocuk ve bebek, denim, triko ve aksesuar. Vitrin perakende gibi görünse de satış seri ve parti üzerinden yapılıyor.
Bölgedeki sanayi siteleri ve ticaret merkezleri. Firma sayıları ticariadres.com rehberinden.
Mehmet Nesih Özmen Mahallesi'nden Kocasinan tarafına uzanıyor. Üç binin üzerinde tekstil firması: kadın giyim, çocuk ve bebek, denim, triko ve aksesuar. Vitrin perakende gibi görünse de satış seri ve parti üzerinden yapılıyor.
Merter'in ana vitrin hatları. Showroomlar bu iki caddeye bakıyor, üretim ve depo arka sokaklarda kalıyor.
Adı kereste ama bugün iş hanlarıyla dolu. Tekstil ofisleri, ihracat büroları ve küçük imalat bir arada.
Atölyenin konutla iç içe geçtiği doku. Nakış, baskı, ütü-paket, kesimhane gibi konfeksiyon yan işleri bu sokaklarda.
Küçük imalat ve depo katları; Merter'deki showroomların stok tuttuğu ara nokta.
Bölgenin tam listesi ve firma kayıtları için ticariadres.com rehberine bakabilirsiniz. Rehber bizim kurduğumuz bir proje.
Sektör değişince sitenin işi de değişiyor. Bölgede baskın olan iş kollarını ve her birinin gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyi yazdık.
Alıcı seri alıyor, tek ürün almıyor. Sayfada beden serisi (S-M-L-XL, ikişerli gibi), seri içi adet ve seri fiyatı olmalı — tek ürün fiyatı değil. Model kodu her fotoğrafın altında görünmeli, çünkü alıcı WhatsApp'tan "K-2048 kaldı mı" diye yazıyor. Yeni koleksiyon panelden bir günde girilemiyorsa site sezonun ortasında ölüyor.
Merter'e gelen alıcının önemli kısmı Orta Doğu, Balkanlar ve Orta Asya'dan. Sitenin Arapça ya da Rusça sürümü makineden geçirilmiş olmaz; beden tablosu, kumaş karışımı ve ödeme koşulu yanlış çevrilince sipariş yanlış geliyor ve iade tartışması çıkıyor. En azından ürün adları, ölçü tabloları ve satış koşulları elden düzeltilmeli. WhatsApp numarası da uluslararası biçimde (+90) yazılmalı, yoksa yurt dışından tıklanmıyor.
Müşteri konfeksiyoncu ve tek şey soruyor: bu işi kaç günde bitirirsin. Kapasiteyi günlük adetle vermek gerekiyor — "günde 3.000 adet nakış", "aynı gün ütü-paket". Makine markası ve kafa sayısı da yazılıyor, çünkü bu işte makine kapasitenin kendisi. Numune için ayrı bir kuyruk tuttuğunuzu yazmak da işe yarıyor; acil numune bu piyasada en sık istenen şey.
Metre fiyatı dalgalı olduğu için siteye sabit fiyat konmuyor. Konması gereken: en (140 mi 220 mi), gramaj, karışım oranı, top metrajı ve elde kalan parti stokları. Parti stok sayfası Merter'de en çok bakılan sayfalardan biri; haftada bir güncellenmezse hemen terk ediliyor.
Bu piyasada yıl dörde değil ikiye bölünüyor ve her sezonun kendi ritmi var. Koleksiyon çıkıyor, alıcı geliyor, sipariş toplanıyor, üretim başlıyor, sonra sezon kapanıyor ve elde parti mal kalıyor.
Sitenin bu ritme uyması gerekiyor, yoksa birkaç ay sonra ölü bir katalog haline geliyor.
Kurduğumuz yapı şöyle işliyor: koleksiyon bir bütün olarak panelden açılıyor ve kapanıyor, tek tek ürün silinmiyor. Kapanan koleksiyon siteden kalkıyor ama arşivde duruyor — çünkü alıcı geçen sezon aldığı modeli tekrar sorduğunda model kodunu aratıyor ve bulması gerekiyor.
Sezon sonunda ise ayrı bir alan açılıyor: parti mal. Burada adet sınırlı, beden dağılımı eksik, fiyat düşük. Merter'de bu sayfayı düzenli tutan firma sayısı az, halbuki en çok trafik alan sayfa o oluyor.
Bir de fotoğraf meselesi var. Koleksiyon çekimi pahalı ve zaman alıyor. Sezon başında çekimi yetiştiremeyen firmalar için mankensiz ürün çekimiyle başlayıp, satan modelleri sonradan mankenle çekmeyi öneriyoruz. Her modele eşit para harcamanın karşılığı yok.
Merter'e Orta Doğu'dan, Balkanlar'dan ve Orta Asya'dan toptan alıcı geliyor. Çoğu buraya gelmeden önce internetten bakıyor ve hangi binaya gideceğine orada karar veriyor.
Buradaki firmaların sitelerinde genelde bir dil düğmesi var ve arkasında otomatik çeviri çalışıyor. Sonuç şu oluyor: "triko" kelimesi bambaşka bir şeye dönüşüyor, beden tablosu kayıyor, "peşin" ile "vadeli" karışıyor.
Biz çeviride üç şeyi elden geçiriyoruz ve gerisine karışmıyoruz: ürün grubu adları, ölçü ve beden tabloları, satış ve ödeme koşulları. Bu üçü doğruysa alıcı kalan metni kendi anlıyor.
İkinci konu iletişim. WhatsApp numarası +90 ile yazılmazsa yurt dışındaki telefondan tıklandığında açılmıyor — basit bir hata ama Merter'de çok yaygın. Bir de saat: alıcının ülkesiyle aranızdaki fark yüzünden mesaj gece geliyor, sayfada çalışma saatleri yazılıysa kimse cevapsızlıktan rahatsız olmuyor.
Üçüncüsü adres. Yabancı alıcı sokak adıyla değil bina adıyla geziyor. İletişim sayfasında bina adı, blok ve kat ayrı satırlarda yazılmalı ve mümkünse bina girişinin fotoğrafı konmalı.
Güngören küçük bir ilçe ve Merter'in tamamı yürünebiliyor. Alıcı bir günde yirmi showroom geziyor. Bu, sitenin işini başka yere taşıyor.
Burada site müşteriyi kapıya getirmiyor — müşteri zaten kapının önünde. Sitenin işi, o yirmi showroomun hangisine gireceğini belirlemek ve girdikten sonra hatırlanmayı sağlamak.
Birincisi için ürün değil ürün grubu lazım. Alıcı "kadın triko" arıyorsa siz "tesettür abiye" satıyorsanız ikinizin de vakti gidiyor. Ana sayfada ne sattığınızın iki kelimeyle yazması, katalogdan daha çok iş görüyor.
İkincisi için model kodu lazım. Alıcı gün boyunca yirmi yerde fotoğraf çekiyor, akşam otelde bakıyor ve hangi fotoğrafın kimden olduğunu hatırlamıyor. Etiketlerde ve fotoğraflarda model kodu varsa ve o kod sitede aratılabiliyorsa, ertesi gün size dönüyor. Yoksa dönmüyor.
Bunun için showroom içine QR koyan müşterilerimiz var: alıcı okutuyor, telefonuna model listesi ve numaranız düşüyor. Basit bir şey ama Merter'de işe yarayan az sayıdaki fikirden biri.
Ne istediğinizi kısaca yazın; kapsamı, süreyi ve bedeli içeren bir teklifle dönelim.