OSBSA Bilişim

Bağcılar'da web tasarım ve web yazılım

Bağcılar'da iki iş öne çıkıyor: toptan ticaret ve baskı. İSTOÇ'ta 46 blokta 2.551 firma kayıtlı, Güneşli tarafında ise matbaalar ve gazete tesisleri var. İkisinde de müşteri son tüketici değil, başka bir işletme — ve işletmeye satmak internette bambaşka bir kurgu gerektiriyor.

Bağcılar'de nerelerde çalışıyoruz

Bölgedeki sanayi siteleri ve ticaret merkezleri. Firma sayıları ticariadres.com rehberinden.

İSTOÇ Ticaret Merkezi

2551 firma

46 blok. Tekstil, oyuncak, kırtasiye, hırdavat, ev tekstili, gıda, aydınlatma ve ayakkabı toptancılığı. Alıcı hem yurt içi esnaf hem yurt dışından gelen toptan alıcı; satış blok ve kapı numarasına göre sektörel kümelenmiş.

Matbaacılar ve Ambalajcılar Sitesi

275 firma

Ofset ve dijital baskı, karton ambalaj, etiket ve ciltleme. Çoğu firma başka bir firmanın işini basıyor, yani müşteri son kullanıcı değil.

MASSİT Matbaacılar Sitesi

Baskı öncesi ve baskı sonrası işler ağırlıkta: kalıp, kesim, selefon, lak, cilt ve kutu yapıştırma.

Güneşli – Basın Ekspres hattı

Hürriyet, Milliyet ve Dünya gibi gazetelerin matbaa ve yönetim merkezleri burada. Çevresinde medya, reklam ajansı ve baskı yan sanayi kümelenmiş.

Mahmutbey Toptancılar Sitesi

Gıda ve tüketim malzemesi toptancılığı. Metro ve metrobüs hatlarına yakınlığı nedeniyle şehir içi dağıtımın çıkış noktalarından biri.

Bölgenin tam listesi ve firma kayıtları için ticariadres.com rehberine bakabilirsiniz. Rehber bizim kurduğumuz bir proje.

Buradaki işler siteden ne bekliyor

Sektör değişince sitenin işi de değişiyor. Bölgede baskın olan iş kollarını ve her birinin gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyi yazdık.

Toptan tüketim ürünleri (oyuncak, kırtasiye, hırdavat, ev tekstili)

Alıcı esnaf ve ürünü adetle değil koliyle alıyor. Ürün sayfasında koli içi adet, barkod, asgari sipariş tutarı ve sevkiyat şartı olmalı. Sepet kurulacaksa da perakende sepeti değil: adet alanı koli katlarına kilitlenir, altındaki siparişi kabul etmez. Bunu yapmayan sitelerde gelen siparişlerin yarısı telefonla düzeltiliyor ve sepetin faydası kalmıyor.

Karton ambalaj, kutu ve etiket

Buradaki matbaaların müşterisi genelde aynı ilçedeki toptancı ve iş broşür değil kutu. Sayfa ölçü dili konuşmalı: kutunun en-boy-yükseklik ölçüsü, karton cinsi ve gramaj, kesim kalıbı kimde duruyor, asgari baskı adedi kaç. Bir de tekrar sipariş — aynı kutuyu altı ay sonra aynı renkte basabiliyor musunuz. Bu sorunun cevabı sayfada yoksa müşteri ilk siparişte bile tedirgin oluyor.

Medya, reklam ve prodüksiyon

Bu firmaların müşterisi yapılan işi görmek istiyor, ama işlerin çoğu izinsiz yayımlanamıyor. Çözüm portföyü ikiye bölmek: izinli işler marka adıyla, kalanlar sektör ve kapsamla ("bir gıda markası için 12 filmlik kampanya, 2025"). Bir de ekip sayfası — bu işte adam alınıyor, şirket alınmıyor; kimin ne yaptığı yazılınca gelen talep değişiyor.

Şehir içi dağıtım ve nakliye

Mahmutbey çıkışlı dağıtımcılarda sorulan şey araç tipi ve saat. Sitede araç filosu (panelvan, kamyonet, on teker), günlük sefer bölgeleri ve aynı gün teslim için son sipariş saati yazmalı. Son saat yazılı değilse müşteri hiç denemiyor, doğrudan büyük kargo firmasına gidiyor.

İSTOÇ'ta alıcı ürünü değil koliyi seçiyor

İSTOÇ'a gelen müşteri dükkân sahibi. Bir oyuncağı beğenip almıyor; o oyuncaktan kaç adet gelirse rafını doldurabileceğini hesaplıyor. Buna rağmen buradaki firmaların e-ticaret sitelerinin çoğu perakende mantığıyla kurulmuş: tek adet, tek fiyat, sepete ekle.

Sonuç şu oluyor: alıcı sepete 3 adet atıyor, siz koli 24'lü diye telefon ediyorsunuz, iki taraf da zaman kaybediyor.

Doğrusu ürün sayfasında koli içi adedi göstermek ve adet alanını koli katına kilitlemek. Yanına asgari sipariş tutarı, yanına da barkod. Barkodu neden yazıyoruz — çünkü esnaf aynı ürünü başka toptancıdan da alıyor ve kendi programına girerken barkodu arıyor. Barkodu sayfada yazan firma, aramada ürünün adıyla değil barkoduyla bulunuyor. Bu, İSTOÇ'ta neredeyse hiç kullanılmayan bir yol.

Bir de "benzer ürünler" yerine "aynı kolide gönderilebilir" kurgusu işe yarıyor. Nakliyeyi tek koliye sığdırmak alıcının kârını doğrudan etkiliyor.

Ambalajcının müşterisi bir sokak ötedeki toptancı

Matbaacılar ve Ambalajcılar Sitesi'ndeki firmaların işi büyük ölçüde aynı ilçeden geliyor. İSTOÇ'taki oyuncakçı kutu arıyor, kırtasiyeci koli arıyor, gıdacı etiket arıyor. Yani müşteri zaten yan sokakta ve sizi tanıyor olabilir.

Bu durumda sitenin işi tanıtmak değil, ölçü konuşmak. Ambalaj siparişi şu beş veriyle veriliyor: kutunun en-boy-yükseklik ölçüsü, karton cinsi ve gramajı, kaç renk basılacağı, kesim kalıbının kimde durduğu ve adet. Bunlar bir formda sorulmazsa sipariş beş mesajda toplanıyor.

En çok atlanan kalem kalıp. Müşteri kutunun bıçak kalıbının sizde mi kendisinde mi olduğunu bilmiyor, bedelini kimin ödediğini de bilmiyor. Bunu sayfaya bir cümleyle yazan firma, hem ilk siparişteki pazarlığı kısaltıyor hem de sonraki siparişleri bağlıyor: kalıp sizdeyse müşteri başka matbaaya kolay kolay gitmiyor.

İkincisi tekrar sipariş. Toptancı aynı kutuyu yılda üç kez basıyor ve her seferinde rengin tutmasını istiyor. Kurduğumuz panellerde geçmiş siparişler ölçü, karton ve renk bilgisiyle duruyor; müşteri "geçen seferkinden 5.000 adet" diye tek tıkla istiyor. Bu, ambalaj tarafında sitenin gerçekten işe yaradığı tek yer.

Toptancının e-ticaret sorusu: sepet mi, teklif formu mu

Bağcılar'da en sık tartıştığımız konu bu. Cevap ürünün kaç kalem olduğuna ve fiyatın nasıl belirlendiğine bağlı.

Sepet şu durumda mantıklı: ürün sayısı çok, fiyat listeye bağlı ve müşteriye göre çok değişmiyor, sipariş koli katlarıyla veriliyor. Kırtasiye, oyuncak, hırdavat genelde böyle. Burada sepet kurup bayiye giriş vermek işi gerçekten hızlandırıyor; düzenli alan esnaf gece yarısı sipariş geçiyor.

Teklif formu şu durumda doğru: fiyat her müşteriye göre pazarlıkla belirleniyor, sipariş büyük ve sevkiyat ayrıca konuşuluyor. Ev tekstili ve gıdanın bir kısmı böyle. Burada sepet kurmak sadece bakım yükü oluyor, kimse kullanmıyor.

Karar verirken sorduğumuz tek soru şu: son yüz siparişin kaçında fiyat listeden çıktı, kaçında telefonda belirlendi. Cevap yarı yarıysa ikisini birlikte kuruyoruz — vitrin herkese açık, fiyat girişin arkasında, sepet sadece giriş yapanlarda çalışıyor.

Bağcılar için sık sorulanlar

Toptancıyım, İSTOÇ'taki mağazam için e-ticaret sitesi kurulur mu?
Kurulur, ama perakende sitesi gibi değil. Sepet açık kalıyor, fiyat giriş yapan bayilere görünüyor, adetler koli katına kilitleniyor. Bunu kurmadan önce şuna bakıyoruz: düzenli sipariş veren kaç müşteriniz var. On beş-yirmi düzenli müşteri varsa bayi paneli birkaç ayda kendini çıkarıyor; yoksa önce katalog sitesiyle başlamak daha doğru.
Müşterilerin kutu kalıpları bizde duruyor. Bunu sitede anlatmalı mıyız?
Anlatın, hem de açıkça. "Kalıbınız bizde saklanır, tekrar siparişte kalıp bedeli alınmaz" cümlesi ambalaj işinde en çok bağlayan cümlelerden biri. Paneldeki geçmiş sipariş kaydına kalıp numarasını da yazıyoruz; müşteri altı ay sonra hangi kutuyu istediğini hatırlamak zorunda kalmıyor.
Dört bin kalem ürünümüz var. Bunları siteye kim girecek?
Elle girilmiyor. Ürün listesini Excel ya da ön muhasebe programınızın çıktısı olarak alıp toplu yüklüyoruz; stok ve fiyat için de düzenli bir aktarım kuruyoruz, böylece program ile site birbirinden kopmuyor. Zor kısım ürün değil, fotoğraf — dört bin kalemin görselini toparlamak genelde projenin en uzun adımı oluyor, bunu en baştan planlıyoruz.
Kutunun rengi her baskıda biraz kayıyor, müşteri şikâyet ediyor. Siteden çözülür mü?
Baskı tarafını site çözmez, ama tartışmayı kısaltır. Sipariş kaydına o partinin renk referansını ve onaylı numune fotoğrafını ekliyoruz; müşteri şikâyet ettiğinde ikiniz de aynı kayda bakıyorsunuz. Bir de sayfaya kabul edilen sapma aralığını yazmak işe yarıyor — önceden yazılan sınır, sonradan yapılan tartışmadan ucuz.

Yakın bölgeler

Projenizi konuşalım

Ne istediğinizi kısaca yazın; kapsamı, süreyi ve bedeli içeren bir teklifle dönelim.